• Binlerce ürün EkoPC'de
  • Yönetim Danışmanlığı


ekobi.net Reklam Paylaşım Sistemi

 Serkan ÇEVİK  08/03/2010,16:38

Londra'dan (1) ekonomimiz nasıl gözüküyor?
Yurtdışında haftasonu gazetelerine baktığımızda baharın gelişini mujdeleyen çarpıcı başlıklara rastlamaktayız. ‘FTSE 18 aylik zirvesine ulaştı’, ‘ABD işsizlik oranları toparlanma umutlarını arttırıyor’ vs. Baharın gelişinin insan piskolojisine pozitif etkisinin yanı sıra bir süredir baskı altında kalmış olan piyasalarda da rahatlama sinyalleri görülüyor. Bu durum aslında iki temel nedenden kaynaklanıyor. Birincisi teknik olarak piyasalarin ‘oversold’ (aşırı satım) seviyelere gelmiş olması, ikincisi de Yunanistan’ın hafta içinde gerçekleştirmiş olduğu bono satışının başarılı geçmesi.

Özetlersek piyasdalarda aslında sedece bir tepki alışı ile karşı karşıya olduğumuz sonucuna varırız. Temelde piyasalarda fiyat seviyelerini dikte eden ekonomik gerçeklerde değişen pek de önemli bir şey gözükmememekte. Öncelikle Yunanistan'ı ele alırsak; açıklanmış olan paketler ve başarılı geçmiş olan bir bono ihalesi bu ülkenin kısa vadeli problemlerini pek de çözümlemiyor. Yunanistan’ın kısa vadede nakite olan ihtiyacını ne Almaya ne de Fransa finanse etme niyetinde. Bono satışının gerçekleşmiş olması da her iki ülkenin liderinin böyle bir destek kampanyasına katılma isteğini daha da azaltmakta. Sonunda Yunanistan tekrar sıkışmaya başladığında IMF formülünü gözden geçirmek niyetinde olacak. Bu durum Euro bölgesi ekonomik koordinasyonunu olumsuz etkilerken, aynı problemler ile karşı kaşıya olan Italya, Ispanya, Portekiz, Irlanda vs. ülkelere AB’nin herhangi bir yardım veya iyileştirme yaklaşımının işlevsiz olduğunu da ortaya koymakta.

Her ne kadar ABD’deki toparlanmanın hızı Avrupa ekonomisinden daha iyi olacağını aklımızda tutsak da büyüme ivemsinin 9.7 seviyesindeki işizlik oranına kısa vadede bir rahatlama sağlaması beklenmemeli. Büyümenin gerçek manada iş yaratmaya başlaması bu ekonomide ancak 2011 veya 2012 yılında geçekleşebilir. Bu nedenle 666 seviyesinden başlayan ve 1200 seviyelerine kadar çıkan S&P500 endeksi ekonomideki gerçekleşmeleri yansıtmaktan uzak olduğu anlaşılmakta.

Kimsenin bugün her yönden esen bahar rüzgarlarının getirdiği pozitif havayı bozmaya niyeti olmamasına rağmen detaylarına baktığımız her iki faktör de piyasalardaki yükselişin tepki alımları ile sınırlı kalacağını teyit etmekte.

Fakat bu hareketi de çok fazla küçümsememek lazım. Merkez bankaları faiz oranlarını tarihi dip seviyelerde tumaya devam ettiği sürece artan likidite her zaman piyasalardaki hareketlerin abartılması sonucunu getirecektir. Bu nedenle bu hareket bahar aylarını mutlu bir şeklide bize geçirtirken, eğer kısa vadede bir ülke riskinde bozulma vb. olmaz ise, yaz aylarına kadar da devam edebilir.

Bir yatırımcı olarak bu ortamdan nasıl faydalanabiliriz?…

Öncelikle bu hareketin bir trend olmadığını ve piyasada fiyat seviyelerinin er ya da geç makro temelleri yansıtacak seviyelere geleceğini akılda tutmak gerekir. Bu nedenle bu hareketin ivmesine çok da aldanmadan yaklaşmak gerekir. Kısa vadede bu yükselişten faydalanmak için pozisyonunuz yok ise piyasaya, yatırım miktarınızı sınırlı tutarak girebilirsiniz. Eğer piyasada düşüşe malda yaklanmış iseniz, bu hareketi, hafiflemek için kullanabilirsiz.

Yön olarak da hisse senedi piyasalarında kısa vadeli poziyon almak,
USD satıp Euro, Sterlin ve TL gibi bir önceki harekette baskı altında kalmış kurlara pozitif yaklaşmak,
altında ve petrol fiyatlarında hafif bir yükselişe oynamak ve
bono piyasasında da faizlerde sınırlı bir gevşemeyi beklemek doğru olabilir.

A.D.