• Binlerce ürün EkoPC'de
  • Yönetim Danışmanlığı


ekobi.net Reklam Paylaşım Sistemi

 Serkan ÇEVİK  30/12/2009,11:38

Güler Sabancı: 2010 kolay olmayacak


Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Sabancı Topluluğu çalışanlarına yönelik olarak yayınladığı yeni yıl mesajında, tüm dünyada ve Türkiye’de en önemli konunun istikrar arayışı olduğunu vurgulayarak, yaşanan ekonomik krizin birçok ülkede ciddi tahribata yol açtığını ve bu nedenle gelişmiş ülkeler ve uluslararası kurumların dünyada istikrarı temin etmek için yoğun çaba harcadıklarını söyledi. Sabancı, kuvvetli sermaye yapısı ve sağlıklı bir finans kesimi sayesinde Türkiye’nin en zor dönemi geride bıraktığını belirterek “2008-2009 deprem yıllarıydı, 2010 ve 2011’de ‘artçılar’ gelebilir, ama Sabancı olarak sağlam temeller üzerindeyiz” dedi.
Mesajında sosyal ve ekonomik kalkınmanın kilit kelimesinin istikrar olduğunun altını çizen Sabancı, “Gerek ekonomik gerekse de sosyal olarak yaşanan dalgalanmaların, toplumun her kesimini etkilediği aşikardır. Ekonomik açıdan baktığımızda, alınacak tedbirler mutlaka işgücü maliyetini aşağı çekecek ve verimlilik artışını özendirecek yapısal önlemleri içermelidir. 2010 yılında bu ve bunun gibi önemli yapısal reformlara odaklanmalıyız” dedi.

“SİYASİ GELİŞMELER İSTİKRARI TEHDİT EDİYOR”

Sabancı, Türkiye’de özellikle siyasi alanda yaşanan gelişmelerin istikrarı tehdit eden boyutlara yaklaşmakta olduğuna dikkat çekerek, “Demokratik açılım çerçevesinde yaşanan diyalogsuzluk ortamı, beraberinde toplumsal gerginliği de getirmektedir. Bu noktada hiç şüphesiz fikir önderlerine ve siyasi liderlere önemli görevler düşmektedir. Toplumun artan gerginliğini azaltacak bir tavır alınması, demokratik yarışmanın yapıcı ve hoş görülü bir çerçeve içinde yürütülmesi, ülke ekonomimizin yaratmak zorunda olduğu istihdam ve büyüme için çok değerli bir istikrar ortamı oluşturacaktır” dedi.

KRONİK İŞSİZLİK SORUNU

Dünya ekonomisindeki gelişmeleri değerlendiren Güler Sabancı, gelecek yıllarda dünyada makul sayılacak büyümelerin görüleceğine inandığını belirterek, 2010 ve 2011’in en hassas konularının krizden çıkmak için alınan önlemlerin yan etkisi olan üç ana problemi çözmek olduğunu ve bunların da artan bütçe açıkları, işsizlik ve büyüyen likidite fazlasını kontrollü azaltmak olacağını söyledi. Kriz döneminin ortaya çıkardığı en önemli sorunlardan birisinin de kronik işsizlik olduğuna değinen Sabancı şöyle devam etti: “Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaşanan büyüme düşüşleri önemli oranda işsizlik meydana getirmiştir. Ancak işsizliğin nedenlerini sadece krize bağlamak da önemli bir hata olur. Bizim ülkemizde de olduğu gibi birçok ülkede de bu sorun yapısaldır. Yaşanan kriz neticesinde, faizlerin düştüğü ve yatırıma çeşitli yardımların yapıldığı bir dönem yaşadık. Bu şartların bir müddet daha süreceği de çok muhtemeldir. İşgücünün toplam maliyetini düşürecek önlemler alınmadığı takdirde, büyümenin artmasıyla işsizlik çok azalmayacak sermaye derinliği artacaktır.”

“DÜNYADA İŞ YAPIŞ ŞEKİLLERİ DEĞİŞİYOR”

Sabancı mesajında, dünya ekonomisinde iş modellerinin ve iş yapış şekillerinin de yeniden sorgulandığı bir döneme girildiğine işaret ederek, enerji ve sürdürülebilir çevre alanlarının yükselen sektörler olarak öne çıkacağını söyledi. Sabancı değerlendirmesinde şu görüşleri dile getirdi:
“Dünyanın önündeki önemli bir sorun da büyümenin tekrar başlaması ile enerji fiyatlarında görülen yükselmenin devam etmesi olacaktır. Yükselmenin hangi boyutta ve ne kadar süreceği konusundaki belirsizlik ise endişe vericidir. Aralık ayının başında Kopenhag’da iklim değişikliği konusu görüşüldü. Sevindirici olan şudur ki, ilk kez 120’ye yakın ülkenin liderleri bir konuyu görüşmek için bir araya geldi. Her ne kadar katılım seviyesi memnuniyet verici ise de ne yazık ki Kopenhag’da gerçekleştirilen global “iklim değişikliği zirvesi”nin, müzakerelerin içeriği, ilerleyişi ve sonuçları açısından hedeflerine tam olarak ulaşabildiğini ve beklentileri karşıladığını söylemek zordur.”

“TÜRKİYE DOĞRU TRENE, ANCAK YANLIŞ VAGONA BİNDİ”

Türkiye’nin Kyoto Protokolü’ne taraf olmasından sonra, gelecek dönemin muhtemelen iş yapma biçimlerini etkileyecek bazı düzenlemelerle karşılaşılacağını hatırlatan Sabancı şöyle dedi:
“Türkiye’nin Kyoto’da kendisini konumlandırdığı durumun değişmesi gerekiyor. Türkiye treni kaçırmadı, Kyoto Protokolü’nü imzaladı, trene atladı. Ancak, yanlış ve bilet parasını ödeyemeyeceği bir vagona bindi. Mutlaka konumunu değiştirmeli ve bütçesine uygun bir vagona geçmenin yollarını bulmalıdır. Bunun için 2010 yılı kritik bir yıl olacaktır.Şunu da memnuniyetle söylemeliyim ki; bu yeni duruma Türkiye’de en hazır kurum Sabancı Topluluğu’dur. Çevre konusunda geldiğimiz nokta hem devlet bürokrasisine hem de özel sektör kuruluşlarına örnek olacak konumdadır.”

“2010 YILI TÜRKİYE İÇİN KOLAY OLMAYACAK “

Küresel krizin Türkiye’ye yansımalarını ele aldığı mesajında Sabancı şu görüşleri dile getirdi:
“Türkiye’de krizin büyük bölümünü maalesef reel sektör yaşamıştır. 2008 yılı sonu ve 2009 yılının büyük bölümü sıkıntılı geçmiştir. 2009 yılı sonu itibarıyla Türkiye ekonomisinin yüzde 6 civarında bir küçülme yaşayacağı görülmektedir. Bu öngörülenden çok daha önemli ve derin bir düşüştü. Ancak, bu yılın başında verdiğim mesajda belirttiğim gibi, yıl sonuna doğru reel sektörde de bir toparlanma başlamış, sanayi üretimi geçtiğimiz Ekim ayında, 2008 Ekim’ine kıyasla yüzde 6.5 büyümüştür. Kuvvetli sermaye yapısı ve sağlıklı bir finans kesimi olan ülkemizin en zor dönemi geride bıraktığını söyleyebiliriz. Ancak 2010 yılı, yüzde 3.5 civarında öngörülen büyümeye rağmen, çok da kolay bir yıl olmayacaktır. Krizin gerektirdiği önlemler devletin bütçesinde önemli açıklar meydana getirmiş kazanılan makro dengeleri bozmuştur. Bunların zaman içinde tekrar tesis edilmesi gerekecektir. Dünya çapında bahsettiğim ince “krizden çıkış” dengeleri Türkiye için de çok önemlidir.”
Sabancı, Hükümet tarafından geçen aylarda açıklanan orta vadeli programın, belirsizliğin azaltılması açısından faydalarının süreç içinde görüleceğine inandığını ve programda yer alan, ekonominin sorunlarının tespiti ve getirilen çözüm önerilerinin yerinde olduğunu belirterek “ Program, belirlenmiş ve ulaşılabilir hedefleri içerse de alt detayları ve uygulamaları, en az ortaya konan irade kadar önemli olacaktır” dedi.

“TÜRKİYE VE AB SÜRECİ HIZLANMALI”

Mesajında Türkiye-AB ilişkilerine de değinen Güler Sabancı, “Ülke ekonomisi için önemli güven çıpalarından biri olan AB ile ilişkilerin, yine içe dönük siyasi kaygıların ağırlık kazanması nedeniyle, gündemin üst sıralarında olması gereken yerini kaybettiğini görüyoruz. Bu alandaki çalışmalara 2010 yılında hız verilmelidir. AB’ye katılım süreci çerçevesinde Çevre Faslı’nın müzakereye açılmış olması sevindiricidir. AB çevre mevzuatının, iklim değişikliği sürecinde entegre bir yaklaşımla değerlendirilmesi, özel sektörün öncelikli sorumluluğudur. Bu görüşlerin yerinde ve zamanında değerlendirilerek özel sektörün sürece aktif katılımını sağlamak da Türk rekabet gücünün korunması açısından devletin önceliği olmalıdır” görüşünü ifade etti.

“2009 PLANLADIĞIMIZ ŞEKİLDE GEÇTİ”

2009 yılını Sabancı Topluluğu açısından ele alan Sabancı, “2009 yılı içinde tüm sektörlerde yılın başında öngörülenden daha olumsuz şartlarla karşılaşılmasına rağmen, planladığımızı gerçekleştirdiğimiz bir yıl oldu. Dört yıl önce misyonumuza koyduğumuz sürdürülebilirlik kavramı doğrultusunda yaptığımız çalışmaların etkisini bu dönemde daha net gördük. Stratejik senaryolarımızı 3, 5, 10 yıl ve ötesini düşünerek yaparken, bu senaryoları gerçekleştirmek için başlattığımız müşteri ve pazar odaklılığımızı artıracak inovasyon uygulamalarımız sayesinde krizin etkilerini azaltmakta başarılı olduk. Başarı sorumluluğumuzdur dediğimiz 2009 yılını hedeflediğimiz gibi tamamladık” dedi.

“2010’DA ARTÇI SARSINTILAR OLABİLİR, AMA FIRSATLAR DA SUNUYOR”

Topluluğun 2010 hedeflerini de açıklayan Güler Sabancı şu görüşleri ifade etti:
“Sürdürülebilirlik kavramı, yine bizim ana iş yapma biçimimiz olacak. Kriz sonrası senaryolarımızı çalışmaya devam ederken, bir yandan da başlattığımız projelerimizi hayata geçireceğiz. Dünya için 2008/2009 yılları ekonomik açıdan deprem sayılabilecek sarsıntılarla geçti. Önümüzdeki 2010 ve 2011 yıllarında “artçı sarsıntıların” olması da beklenmektedir. Ancak, Sabancı olarak biz temelleri, alt ve üst yapısı sağlam bir grubuz. Böylesine kuvvetli bir sarsıntı sonrası oluşan yeni ekonomik düzende, ülkemizin coğrafi ve ekonomik konumu fırsatlar sunmaktadır. Bizim güçlü ve sağlam yapımız, siz değerli arkadaşlarımın özverili ve etkin çalışmaları sonucunda bu fırsatları en etkili biçimde değerlendirebileceğimize inanıyorum ve sizlere güveniyorum.”

http://www.milliyet.com.tr/Ekonomi/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1179650&Date=29.12.2009&Kategori=ekonomi&b=Guler%20Sabanci:%202010%20kolay%20olmayacak