• Binlerce ürün EkoPC'de
  • Yönetim Danışmanlığı


ekobi.net Reklam Paylaşım Sistemi

 Serkan ÇEVİK  16/05/2009,21:14

2009`da bunlar olacak!


Şimdiye kadar yapılmış olanlar dolayısıyla içine düşülen durum bundan sonra gidilecek yolları dayatabilmekte, alternatifleri daraltabilmektedir. Gelinen ve içine düştüğümüz durumda, önceden olanlara dayalı olarak, 2009 yılında izlenebilecek yolları ve olacakları öngörebiliriz.

Öngörü yaparken ilk ayırım kararların temelinde her zaman ülkenin orta ve uzun vadeli çıkarlarının mı esas alındığı, yoksa birçok halde karar vericilerin kendi çıkarları, ideolojilerini daha çok hayata geçirmek için bir sonraki seçimlerde başarılı olma ihtiraslarının mı belirleyici olacağı hususudur. Karar birimlerinin kendi çıkarlarının, seçimi kazanma ve ideolojik ihtirasların ülkenin bir bütün olarak orta ve uzun vadeli çıkarlarının gerisinde kaldığından, en önemli ve etkili belirleyicinin ülkenin kalıcı çıkarları olduğundan emin olsaydım olacakları başka bir şekilde yazardım. Şimdiye kadar olanlarda özel çıkarlar, bir sonraki seçimleri kazanma ihtirasları esas belirleyiciler olduğu için bundan sonra da borçlanma, faizler ve döviz kuru konularında olacakları bu çerçevede öngörmek gerekmektedir. “Herkesi; bu ülkeyi ihtiraslarından daha fazla sevmeye davet ediyorum*.” şeklinde bir davete ihtiyaç duyulduğu sürece bu böyledir*.

2009 yılında, yerel seçimler öncesi popülist seçim ekonomisi sonucu kamu harcamaları artarken kamu gelirleri azalmıştır. Böylece gerçekleşen kamu finansman açıkları bütçelenen bir yıllık hedefe yılın sadece ilk üç ayında ulaşarak astronomik rakamlara yükselmiştir. Seçimler sonrasında kriz paketleri adı altında, örneğin otomobil alımını dolayısıyla ithalatı canlandıracak bir biçimde vergi gelirlerinden vazgeçildiği, üstelik iktisadi daralmada vergi gelirlerinin kaynağı iktisadi olaylar ve vergilerin tabanları (matrahları) azaldığı için 2009 yılı kamu finansman açığı 60 milyar lira civarında olacaktır. Bu açığa ilave olarak önceden birikmiş ve devretmiş mevcut kamu borçlarının da faizleri ile birlikte döndürülmesi, yenilenmesi gerekmektedir.

Bu toplam kamu finansman açığı ve borçlanma ihtiyacı nasıl karşılanabilir? “Ak akçe kara gün içindir” ata sözüne uygun olarak kara günlerde, zor zamanlarda ak günlerden bir tarafa konulmuşları satıp açıkları kapatabilirsiniz. Ancak bizim öyle bir şansımız kalmadı. Çünkü biz elde avuçtakilerin tamamına yakınını özelleştirip kara günlerden önce ak günlerde yedik. Kara günlere, krizli günlere bırakmadık. Son altı yılda 65 milyar dolar civarında milli serveti özelleştirme adı altında satıp yedik. Şimdiki kurla 100 milyar liradan fazla bir açığı kapatabilecek bir serveti, yerine hiçbir ciddi üretken yatırım koymadan yedik. Bu yılın astronomik kamu finansman açığını kapatabilecek ölçüde özelleştirilebilecek kolay satılır varlık kalmadı. Piyango idaresini ve şans oyunları imtiyazları satabilmek için şans oyunları şirketlerine kurumlar vergisi muafiyeti getirdik. Bir çeşit kumarı teşvikli (vergisiz) hale getirdik ki mevcut piyango idaresini ve yeni şans oyunları imtiyazları özelleştirebilelim diye. Devletin, Kamunun binalarının kullanım hakkını yabancılara, Araplara satmaya çalıştık başarılı olmadı.

Kısacası 2009 kamu finansman açığı karşısında geriye kalan özeleştirme ihtimalleri yok denecek kadar azalmıştır.

Önceki olanlar olacakları belirler demiştik. Önceki özeleştirmeler kamu açığı finansmanında özelleştirme yolunu tüketmiş olduğu için olacakları sınırlıyor, belirliyor. Kamu finansmanı açığını kapatmak için iç piyasadan borçlanarak mevcut iç borçları daha da artırmaya devam etmek istesek, iç piyasa fonları yetersiz kalacağından lira faiz oranları yükselişe geçecek ve çökertilmiş olan reel sektörü daha da çökertecek, durgunluğu daha da ağırlaştıracaktır. İç piyasadan borçlanarak, faizleri yükseltmeden eski borçları çevirebilsek bile, bu boyutta yeni ilave kamu açığını kapatmamız mümkün değil.

Geriye para basmak ya da dışarıdan borçlanmak seçenekleri kalmaktadır. Kamu finansman açığını doğrudan ya da dolaylı olarak para basarak finanse etmek ise hukuksuz, adaletsiz ve rastgele kamu geliri yaratmaktır. Para basarak zorla ve normsuzca dar ve sabit gelirlileri, ücretlileri ve işsiz tüketicileri daha da fakirleştirerek kamu kesimine kaynak aktarılması, enflasyona körük çekilmesi kısa dönemde hemen seçmenleri kızdıracağı, istikrarsızlığı hemen artıracağı için gelecek seçimleri kaybettirme riski yaratacağından kamu finansman açığının büyük ölçüde bu yolla kapatılması tercih edilmeyecektir.

Kısa dönemde rahatsızlık yaratmadan günü kurtarmanın, popülistliğe devam etmenin en iyi ve kolay yolu yine önceden olduğu gibi gelecek nesillere ait gelecekteki gelirleri şimdiden kırdırıp satmak (özelleştirmeler), buda yetmediği için gelecek nesilleri şimdiden borçlandırarak sağlanan fonlarla bugünlerin ve yılların tüketimini, refahını yüksek göstermek. Nasıl olsa gelecek nesillerin bir sonraki seçimde oy kullanıp secim kaybettirme şansları yok. Bu yılların seçimlerini riske sokmadan bu yılları kurtarmanın en iyi yolu bu yılların insanlarını üzmek değil gelecek nesilleri borçlandırıp, onların servetlerini şimdiden satıp yemektir.

O halde geriye dışarıdan borçlanmak seçeneği kalıyor. Şu durumda dış dünyanın çökmüş özel finans sisteminden mevcut borçlarımıza ilave yeni borç almak neredeyse mümkün değil. Önceki yıllarda sürdürülen popülist, yanlış para, yüksek faiz ve düşük kur politikalarının yarattığı ucuz ithalat cennetinde yiyip tüketmemizin sonucu olan, özel sektörün mevcut dış borçlarını çevirebilmek bile çok zor iken, kamu finansman açığını da dış dünya özel kesim finans sisteminden karşılamak mümkün değil. Böylece önceden yapılmış olanlar diğer yolları kapatıyor.

Bize acısı hemen duyulmayacak, popülizme imkan tanıyan tek bir yol kalıyor. Uluslararası kurumlardan, IMF’den borçlanarak bedeli ve yükü gelecek nesillere yüklemek. Yetim hakkı bir tarafa, henüz doğmamışların hakkını yemek. Böylece IMF’den ve benzeri kuruluşlardan borçlanarak sağlanacak fonlarla faizler bir süre daha düşük tutulur, döviz kurları düşük tutulur, ithalat ucuz tutulur. Durmak yok, neslimizi sömürmeye devam.

Yukarıda tırnak içindeki davet TOBB Başkanı Sn. Rıfat Hisarcıklıoğlu’na aittir.

Dr. Hamit Bozkurt

http://bigpara.ekolay.net/m3/bigyazar_detay.asp?id=663803