Serkan ÇEVİK 21/04/2009,19:07
Kriz stratejileri
Dünya tarihinde önemli bir değişikliğe neden olan Büyük Buhran ile karşılaştırılacak kadar tehlikeli olan mevcut ekonomik krizin temel itibariyle 3 ana safhası olduğunu düşünüyorum.
İlk aşama olan finansal sistem ve kurumlarının erimesi dönemini geride bıraktık. Dünya üzerinde kamulaşmamış ya da kamu kaynağına başvurmamış mali kurum sayısı bir elin parmak sayısını geçmez. Hükümetlerin aldığı radikal önlemler sayesinde bu aşamayı geride bıraktık.
İkinci aşama olan ekonomilerdeki daralma sürecinin içinde bulunuyoruz. Bu sürece teknik tanımlamasıyla ister resesyon isterse de depresyon diyelim. Ortak özellik olarak ekonomilerde ciddi oranda daralma yaşandığı, işsizliğin tarihi zirvelerine ulaştığı ve enflasyon rakamlarının eksiye döndüğü bir dönem içerisindeyiz.
Henüz bu trendin sonuna yaklaşıldığına ilişkin bir işaret olmasa da son dönemde risk algılamalarının iyileşmesi ile bu sürecin sonuna gelindiğine ilişkin inanışlar kuvvetlenmeye başladı. Ancak, bunun somut göstergelerce pek de desteklenmediği ve psikolojik bir rahatlamanın sonucu olduğunu düşünüyoruz. Bununla birlikte, er ya da geç, bu süreç de sona erecek ve krizin üçüncü aşamasına geçiş yapacağız.
Üçüncü aşamanın ana özelliği ekonomilerdeki toparlanma emareleri ile birlikte ortaya çıkacak enflasyon tehlikesi olacaktır. Yani, ölümcül bir hastalığı yendikten sonra o hastalıkla mücadelede atılmak zorunda kalınan ve yan etkileri olumsuz olabilecek adımların yol açtığı rahatsızlıklar tecrübe edilecektir. Ekonomilerdeki keskin daralmayı hafifletebilmek adına piyasalara sürülen trilyonlarca dolarlık likiditenin nasıl, ne sürede ve ne ölçüde geri çekilebileceği sorusu kısa vadede olmasa dahi önümüzdeki dönemde gündemin ilk sıralarına yükselebilir.
Bu yazının konusu gelecekteki enflasyonist sürecin analizi değil. Bu konuya ilerleyen aylarda zaten zaman ayırmak zorunda kalacağız. Şimdi, Altın fiyatlarından hareketle mali piyasalar ve iş döngüleri hakkında öngörülerde bulunmaya çalışacağız. Zira yatırımcıların risk alma iştahı ya da riskten kaçınma eğilimi açık bir şekilde Altın fiyatlarında tezahür ediyor: Riskin yükseldiği dönemlerde güvenli liman olarak Altın yatırımlarına yönelen yatırımcılar risk iştahının artması durumunda ise Altın’dan çıkıp yüksek getirili finansal enstrümanlara yöneliyor. Bu sayede Altın fiyatlarındaki hareketler ile küresel mali piyasaların genel görünümü arasında güçlü bir ilişki oluyor.
Altın fiyatları, tüm emtialarda olduğu üzere, 2000’li yıllar boyunca ciddi fiyat artışı kaydetti. Risk iştahındaki artış, likidite bolluğu, finansal mühendislikteki gelişim sonucu ortaya çıkan yeni enstrümanlar, finansal kaldıraç olgusu gibi nedenler emtia balonunun arkasındaki etkenlerdi. Küresel ekonomik krizin ayyuka çıktığı 2008 yılı ortasından itibaren emtia fiyatları hızlı bir çöküşe sürüklenirken, güvenli liman arayışı Altın fiyatlarını daha da yukarı itti. Böyle olunca da Altın/petrol orantısı 6.55’ten 25.65’e kadar yükseldi. Mart ayı ortasından bu yana esen bahar rüzgarları sayesinde bu oran 17.60’a gerilese de hala geçen yılki seviyenin çok üzerinde.
Yukarıda tasvir etmeye çalıştığımız krizin safhaları analizimize geri dönersek... Mart ayı ortasından bu yana risk iştahında meydana gelen artış, ikinci safhanın sonuna yaklaştığımıza ilişkin inanışlara neden oluyor. Ancak, ikinci safhanın ne kadar daha süreceği ya da üçüncü safhaya ne zaman geçeceğimize vereceğimiz cevaplar net değil. Yine de ikinci aşamadan üçüncüye geçiş sürecinde olmamız, yani risk iştahının artıyor olması, güvenli liman niyetiyle Altın’a yatırım yapmış yatırımcıların satışlarına neden oluyor. Bu eğilimin hangi seviyeye ve ne kadar zamanda gideceğini kestirmek kolay olmasa da Altın’ın ABD Doları’na göre ons fiyatının 700 dolar seviyesine kadar sürmesi (belki daha da aşağıya) ve bu eğilimin enflasyon riski baş gösterene kadar sürmesi olası görünüyor.
Ya sonrası? Enflasyon kelimesi telaffuz edilmeye başlandığı andan itibaren, bu sefer de varlıkların değerinin korunması için kıymetli madenler talep görmeye başlayacaktır. Bu talebin miktarı ve Altın fiyatının geleceği seviyeyi şimdiden tahmin etmek zor olsa da geçmiş dönemlere baktığımız zaman enflasyon riski karşısında yatırımcıların Altın satın aldığı ve bunun da fiyatlarda sert yükselişe neden olduğu görülüyor. Teknik olarak baktığımız zaman 1000 dolar seviyesinin üstü mümkün görünüyor. Hatta enflasyon riskinin ciddi boyutlara ulaşması durumunda Altın için yeni zirve seviyeleri kaçınılmaz olacaktır.
Mevcut küresel ekonomik krizin olası aşamalarına bağlı olarak çok fazla strateji üretebilmek mümkün. Uzun vadeli olmakla birlikte Altın ile ilgili stratejinin (enflasyon riski telaffuz edilene kadar açığa sat, sonra açığı kapatıp uzun pozisyon al) uzun vadede oldukça karlı olacağı kanaatindeyim. Ak akçe kara gün içindir misali, uzun vadeli stratejiler oluşturup takip etmenin yatırım olduğu, kısa vadeli al-satlarla para kazanmanın şansın ötesine geçemediği gerçeğinden hareket ederek düşünmekte fayda var.
Fatih KERESTECİ
http://bigpara.ekolay.net/m3/bigyazar_detay.asp?id=662765
(grafik:Studio7Designs)