‘Ercan Kumcu’ Kategorisi Arşivi

Aldığı ücretten daha lüks yaşayan elemanı işten atın.

İşler güzel gittiğinde, bazı ilkeler ya unutulur ya da gözardı edilir.

Kriz dönemlerinde ise unutulan ya da gözardı edilen ilkeler yeniden hatırlanır. Galiba, içinde yaşanan ortamda da bankacılığın önemli ilkeleri yeniden hatırlandı. Genel istek üzerine, on yıl kadar önce Yeni Yüzyıl’da, daha sonra da Hürriyet’te yayınladığım evrensel “bankacılık ilkelerini” yeniden yayınlıyorum. Bu tavsiyelere iyi günlerde de uyulduğunda, fırtınalı gecelerde uykular kaçmaz.

Bankanızın bilançosunu bankadaki göreviniz ne olursa olsun her gün iyi takip edin. Bir olumsuzluk yakaladığınızda durumu amirinizin dikkatine getirin.

Bilanço ve kár-zarar hesaplarının gelişimini günlük izlemeyen bir bankacı, ormanda yolunu kaybetmiş bir avcıya benzer. Bu hesapları takip etmeyi kendinize bir iş edinin.

Plasmanlarınız mümkün olduğu kadar kısa vadeli olsun. Çok kazandıran uzun vadeli bir plasman kısa vadedeki fırsatların kaçırılmasıdır.

Kredi verdiğiniz müşterilere iyi muamele yapın. Kredi müşterilerinizin büyüyüp gelişmesi bankanızın da büyüyüp gelişmesi demektir.

Teminatı olmayan kredi vermeyin. Kredinin teminatı mümkün olduğu kadar çabuk paraya çevrilebilir olmalıdır. Kredi müşterisinin iyi ahlaklı olması teminatların en güvenilir olanıdır.

Hukuki işlemleri bitmemiş bir dosya üzerinden kredi vermeyin. Kredi vermede acelecilik kredinin geri ödenmesinde yavaşlamaya neden olur.

Vergi ve benzeri yüklerden kaçmak için kredi dosyasını eksik tutmayın. Verdiğiniz kredinin kötü kredi olduğu anlaşıldığında, bu krediyi tahsil edebilmeniz için size devlet yardım edecektir.

Yanınızda çalıştırdığınız kişilere rahat bir hayat yaşayacak kadar ücret verin. Yaşantıları verdiğiniz ücretle bağdaşmayacak kadar lüks ise, nedeni ne olursa olsun, o kişileri bankanızdan atın.

Bankacılıkta kurallar uygulanmak üzere koyulur. Her bir kuralın da muhakkak iyi bir nedeni vardır. Kurallara uymamak bugün kazançları arttırabilir ama bir gün muhakkak bankaya, artan kazançlardan daha fazla zarar verir.

Bankacılıkta konulmuş kuralların uygulanmasında gösterilen her müsamaha bankanın sermayedarlarının olası bir kaybıdır. Bu kayıplar arttığında banka politikalarını sermayedarlar değil kredi müşterileri çizer.

Vadesi belli olmayan hiçbir kredi vermeyin. Verdiğiniz krediyi muhakkak zamanında tahsil edin. Bu parayı getirisi daha yüksek yerlerde değerlendiremeyeceğinizi bilseniz bile, kredinizi vadesinde tahsil edin.

Yeni kredi verdiğiniz bir müşteriyi eskilerine göre daha sık kontrol edin. Bu müşterilerin iş yerlerinin önünden haftada bir geçmeyi ihmal etmeyin.

Kredi müşterilerinizin müşterilerini de tanımaya çalışın. Müşterileri sağlam olmayan bir kredi müşterisi iyi bir kredi müşterisi olamaz.

Mantığını 10 yaşındaki çocuğa anlatamayacağınız hiçbir işlemi yapmayın

Mantığını on yaşındaki bir çocuğa anlatamadığınız bir banka muamelesi yapmayın. O muamelenin mantığını o çocuk anlamıyorsa, sizin karşınızdaki müşteri de anlamıyor demektir. Anlaşılamayan bir banka muamelesi banka için her zaman hüsranla biter.

Anormal kazançlar peşinde koşmayın. Anormal kazançlar anormal kayıpların nedenlerinin başında gelir. Olağan dışı bir kazanç fırsatının garantisi, ne kadar güvenilir olursa olsun, rulette kazanmanın garantisi kadardır.

Paralarınızı finans sektörü dışındaki bir alanda ortak olmak için kullanmayın. Size o parayı borç verenler başka sektörlerde faaliyet gösterin diye vermediler. Farkına varırlarsa, paralarını geri isteyebilirler.

Şubeleri lüks döşemek sermayeden çalmak demek

Bankanın şubeleri her zaman temiz, rahat ve gösterişsiz olmalıdır. Çok pahalı döşenmiş banka şubeleri müşteri çekmez, aksine müşteri kaçırır. Görünüşe harcanan her kuruş sermayeden çalınan bir kuruştur.

Her zaman çok kazanan banka olabilir, ama her zaman çok kazandıran bankacı olamaz. Her zaman çok kazandıran bankacı hiç yakalanmamış dolandırıcıdan farklı değildir.

Rakiplerinize bakıp içinize sinmeyen bankacılık muamelesi yapmayın. Rakibiniz zarar görürse size bir şey olmayabilir, ama sizin bankanız zarar görürse işinizi, kendi itibarınızı ve bankanızın itibarını kaybedersiniz.

Politikacılarla değil devletle iyi geçinin

Bankacılıkta doğruyu, dürüstçe yapmak esastır. Altınızda çalışanlardan bunu talep edin, üstlerinize bu esası her zaman hatırlatın.

Politikacılarla değil, devletle iyi geçinin. Bankacılık konularında devletle yaptığınız görüş alış-verişlerinde, görüşlerinizin kaynağının sermayenizi korumak olduğunu her zaman belirtin. Size borç verenlerin haklarını korumak zaten devletin en önemli görevlerinden biridir.

Bankalar gayrimenkul ve sadece büyük müşteri peşinde koşmasın

İhtiyacınız olmadıkça gayrimenkul edinmeyin. Bir bankanın ne kadar çok gayrimenkulü varsa, o banka o kadar az bankacılık yapıyor demektir. Gayrimenkul işi ile uğraşanlara kredi verin, ama o işi siz yapmayın.

Mevduat toplamak bir ayrıcalıktır. Bankanızın ayrıcalıklı olduğunu müşterilerinize hissettirin.

İyi bir kredi müşterisi olmayan iyi bir mevduat müşterisi de olamaz. Bir dolandırıcı tüm paralarını size mevduat olarak verse bile almayın.

Çok büyük montanlarda mevduat toplamak için çok büyük müşteriler peşinde koşmayın. Çok büyük müşteriler işinizi elinizden alabilir.

Giyinişinize ve sosyal ortamlarda davranışlarınıza dikkat edin. Her zaman kibar ve alçak gönüllü olun. Bankanıza borç verenler borç verdikleri paralarla sizin şahsi harcamalarınızın finanse edildiği gibi bir izlenim içine girmemeliler.

Para gübre gibidir, toplu tutulunca çok pis kokar

Çok kazanıyorum diye plasmanlarınızı bir kaç yerde yoğunlaştırmayın. Para gübre gibidir, toplu durduğunda çok pis kokar, dağıtıldığında ise çok iyi işler yapar.

Bankanızın parasını likit yerlere plase edin.

Bankacı çok konuşmaz, dedikodu yapmaz. Bankacı kötü müşterileri hakkında bile dedikodu yapmaz. Dedikoducu bir bankacı sahte bir doktordan daha tehlikelidir.

Bankacılıkta söz namustur. Kolay kolay kimseye söz vermeyin. Zarara bile neden olsa, verdiğiniz sözü mutlaka tutun.

Kredi ya da mevduat, tüm müşterilerinizi her bakımdan iyi tanıyın. Bir müşterinizin ailevi nedenlerle mutsuzluğu sizin de mutsuzluğunuz demek olabilir.

Bankanın sermayesi bankanın namusudur. Sermayeye makul bir getiri sağlamak ise bankacının namusu olduğu kadar görevidir de.

Hiçbir bankanın yeterli sermayesi olamaz. Bankacı sermayesinin yetersizliğini bilmeli ve sermaye eksikliğini bilgi ve dürüstlüğü ile kapatmalıdır.

Ercan Kumcu

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/10316741.asp?yazarid=7

 

İMKB’NİN GELECEĞİ NEDEN PARLAK?

İMKB’NİN GELECEĞİ NEDEN PARLAK?

Aşağıdaki yazı hisse senedi piyasasının potansiyelinin ne olabileceği konusunda iyi bir ufuk çizmektedir. Dikkatle okuyup, şirketlerimize sahip çıkalım.

*******************************************************************************

Borsa endeksi neden önemli ?

Amerika’da para ve maliye politikaları New York Borsası endeksine endekslenmiş görünüyor.

Borsa düştükçe, para politikası gevşetiliyor. Bütçe açıklarının daha da artırılması gündeme geliyor.

FED Başkanı bu nedenle eleştirilmeye başlandı. Bush’un popülaritesi giderek düştüğünden, giderayak popülaritesinin artması için yapmayacağı şey yok diyerek eleştiriliyor. Aslında, Amerika’da politika yapıcılar çok ciddi bir itibar krizi yaşıyorlar. Uygulamadaki politikaların arzulanan sonuçları doğurmamasının bir nedeni de bu.

New York Borsası endeksi (DJ30) neden bu derece önemli?

TÜM TOPLUMU İLGİLENDİRİYOR

Gelişmiş ülkelerde borsa endeksleri önemlidir. Çünkü, endeksteki gelişmeler çok büyük ölçüde ekonomik birimlerin ileriye dönük beklentilerini yansıtır. Her piyasada olduğu gibi, hisse senedi piyasasında da spekülatörler vardır. Ama, borsa endeksindeki genel eğilimleri genellikle kurumsal yatırımcıların tavırları belirler. Çalkantının bol olduğu dönemlerde ise genellikle kurumsal yatırımcılar kenara çekilirler. Meydan spekülatörlere kalır. Bugünlerde de böyle bir dönemden geçiliyor.

Amerika’da en büyük hisse senedi piyasası New York Borsası. Bu borsada günlük işlem hacmi 100 milyar doların üzerinde. New York Borsası’nda hisse senetleri alınıp satılan en büyük on şirketin 2007 yılı ortası itibariyle piyasa değeri 3 trilyon dolar civarında. Bu borsada hisseleri işlem gören şirketlerin 2006 yılı sonu piyasa değerleri ise 25 katrilyon dolar (milli gelirlerinin iki katı). İkinci büyük hisse senedi piyasası olan Nasdaq’da işlem gören hisse senetleri işlem gören şirketlerin 2006 yılı sonu itibariyle piyasa değeri 4.1 katrilyon dolar.

Amerika için hisse senedi piyasası çok önemli. Çünkü, Amerika’daki hane halklarının yüzde 50’sine yakın kısmı doğrudan ya da yatırım fonları yoluyla hisse senedi sahibi (hane halkı başına ortalama 25 bin dolar). Yaşı 55-64 arasında olanların yüzde 60’ından fazlasının doğrudan ya da dolaylı hisse senedi yatırımları var (hane halkı başına ortalama 60 bin dolar). Amerika’da hane halklarının toplam finansal varlıklarının yüzde 18’i doğrudan hisse senetlerinde değerlendiriliyor.

Amerika’da hisse senedine yatırımların önemli bir bölümü yatırım fonları yoluyla yapılıyor.2005 yılı verilerine göre, yatırım fonları almış kişilerin ortalama yaşı 48, hane halklarının ortalama yıllık geliri 70 bin dolara yakın, ortalama finansal varlıkları 125 bin dolar civarında. Bu aileler ortalama dört yatırım fonunda varlıklarını değerlendiriyorlar.

Varlıklarının bir bölümünü yatırım fonlarında değerlendiren hane halklarının yüzde 80’inin hisse senetleri fonlarında yatırımları var. 2006 yılında 55 milyon hane halkının yatırım fonlarında yatırımları olduğu biliniyor.

SES GETİRİYOR

Kısacası, Amerika’da hisse senetleri piyasası çok geniş bir halk kitlesinin varlıklarını değerlendirdiği bir piyasa. Orta yaş ve orta gelirlilerin varlıklarının önemli bir bölümünü değerlendirdiği yer hisse senedi piyasası. Doğal olarak, hisse sendi piyasasındaki gelişmeler çok geniş kitleleri ilgilendiriyor. Politikacılar, ekonomik sonuçları bir tarafa, bu nedenle hisse senedi piyasasındaki gelişmelere kayıtsız kalamıyorlar.

Genelde bakıldığında, yılbaşından bu yana en fazla düşen hisse senedi piyasası Amerikan piyasası değil. Örneğin, yılbaşından ocak ayı sonuna kadar Euro Bölgesi’nde hisse senedi piyasası yüzde 13, Fransa’da yüzde 13, Almanya’da yüzde 15 düşerken, Amerika’da yüzde 5 düştü. Ama, en fazla sesi Amerikan piyasası getiriyor.

Ercan KUMCU

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8156610.asp?yazarid=7

Design Downloaded from Free Wordpress Themes | Free Website Templates.