‘Finanstrend.com’ Kategorisi Arşivi
Riskler aşağı yönlü
10 Ocak 2012Roubini: Türkiye de mali krizin eşiğinde
23 Aralık 2008Krizi önceden gören ekonomistlerden Nouriel Roubini, dünyayı küresel çapta ağır bir resesyon beklediğini söyledi. Roubini, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bazı gelişmekte olan ülkelerin mali krizin eşiğinde olduğunu öngördü.
Küresel krizi önceden tahmin eden İstanbul doğumlu ABD’li New York Üniversitesi iktisat profesörü Nouriel Roubini, krizde gelinen noktayı Financial Times’a değerlendirdi.
Roubini, 2009′da ekonomik durgunluğun gözleneceğini ve küresel çapta ağır bir resesyon beklediğini söyledi. Roubini, 2010 yılında ekonomik büyümeye ise belki dönüleceğine dikkat çekti.
DAHA HIZLI SERMAYE AKTARILMALI
ABD’de mali kurumlara daha hızlı ve daha aktif şekilde sermaye aktarılması gerektiğini ifade eden Nouriel Roubini, halen sıkıntılı ve batmış konumdaki konut sahibi ailelerin borç yükünü azaltmaya yönelik bir plana ihtiyaç olduğunu kaydetti.
BÜYÜK BUHRAN GÖRÜLMEZ
Her şeye rağmen yeni bir Büyük Buhran’ın görülmeyeceğini öngören Roubini, ‘Yaşananlar kapitalizmin-piyasa ekonomilerinin sonu anlamına gelmiyor. Ancak tüm bunlar piyasalarda önemli kusurlar olduğu, piyasaların kendilerini ve birbirlerini iyi denetleyemedikleri izlenimi uyandırıyor’ dedi.
TÜRKİYE MALİ KRİZİN EŞİĞİNDE
Bir diğer tehlikenin gelişmekte olan piyasalarda gözlenen ekonomik koşullar olduğunu söyleyen Roubini şunları kaydetti: ‘Potansiyel bir mali krizin eşiğinde olan 12 ülke var. Avrupa’da Litvanya, Estonya, Letonya, Macaristan, Bulgaristan, Romanya, Türkiye, Ukrayna. Asya’da Pakistan, Endonezya, Güney Kore. Latin Amerika’da Arjantin ve Venezüella. Bu ülkelerden bazıları sıkıntı yaşayabilir ve bunun gelişmekte olan diğer piyasalara yönelik bulaşıcı etkisi olabilir.’
KAYIPLAR KREDİ KARTLARINA YAYILABİLİR
Roubini, kaybın emlak kredilerinden ticari kredilere, kredi kartlarına, otomotiv kredilerine yayılma tehlikesinin söz konusu olduğunu ifade etti.
http://www.finanstrend.com/haber_detail.asp?haber_id=16673
´Borsadan, emtiadan uzak durun´
12 Aralık 2008New York Üniversitesi ekonomi profesörü Nouriel Roubini, Fortune dergisine yine karamsar bir tablo çizdi. Krizin derinleşeceğini vurgulayan Roubini, riskli yatırımlardan uzak durulmasını önerdi. Roubini´ye göre servetinizin yarısını kaybetmektense düşük getirili enstrümanları tercih etmek daha doğru bir tercih.
Roubini´nin görüşleri şöyle:
2009 boyunca devam edecek çok ciddi bir resesyonun ortasındayız, bu ABD’de son 50 yılın en kötü resesyonu. Bu çok yüksek kaldıraçlı kredi balonunun patlaması. Geri dönüşü ve dibi yok. Subprime’dan prime’a, kredi kartlarından öğrenci kredilerine, özel sektör tahvillerinden devlet tahvillerine kadar her şeyde aşırı noktalara ulaşılmıştı. Şu anda da çok büyük bir şekilde terse dönüyor. Bu noktada resesyon sadece ABD’nin değil. Tüm gelişmiş ekonomiler sert bir inişin başlangıcında Çin başta olmak üzere gelişmekte olan ekonomiler de ciddi bir yavaşlama içinde. Yani küresel bir resesyon var ve kötüye gidiyor.
Sıradan insanlar için işler berbat olacak. ABD GSYİH’sı 2009 sonlarında negatife dönecek. 2010 ve 2011′de iyileşme olursa da bu zayıf olacak. Büyüme oranı %1-%1.5 arasında kalacak. Bu resesyon gibi hissedilecek. 2010′da işsizlik oranı %9 ile tavan yapacak. Evlerin değerleri şimdiden %25 düşmüş durumda. Bence ev fiyatları 2010′da taban yapmadan önce %15 daha düşecek.
Gelecek 12 ayda riskli varlıklardan uzak durulmalı. Borsadan uzak durulmalı. Emtialardan uzak durulmalı. Tahvillerden, hem yüksek faizli olanlardan hem de kredi notu yüksek olanlardan uzak durulmalı. Nakit ya da kısa vadeli veya uzun vadeli devlet tahvilleri gibi nakde benzer araçlar tercih edilmeli.
Servetinizin %50′sini kaybetmektense düşük getirili enstrümanları tercih etmek daha iyi. Sermayeyi korumalısınız. Yeteri kadar sert ve zorlayıcı olacak. Daha iyimser olmayı isterdim fakat geçen yıl haklıydım ve bu yıl da öyle olacağımı düşünüyorum.
http://www.finanstrend.com/haber_detail.asp?haber_id=15954
´Sistemin çöküşüne ramak kaldı´
6 Ekim 2008New York Üniversitesi ekonomi profesörü Nouriel Roubini, kurtarma planı işe yaramayacağı için piyasadan olumlu bir tepki gelmediğini, tüm finansal ve hatta ticari sistemin çöküşüne bir adım kaldığını söyledi.
Bu krizin büyüklüğünü öngörmesiyle ün kazanan Roubini hafta içinde katıldığı internet üzerinden chatte son gelişmeleri değerlendirdi.
Roubini´nin görüşleri şöyle:
ABD ekonomisi olumsuz bir geri besleme düğümü riski taşıyor: Ekonomik sıkıntılar kredi itibarını zedeliyor, o bankaları zedeliyor, onlar kredileri, krediler de ekonomiyi zedeliyor.
Fed´in gelecek hamlesi olası bir faiz indirimi.
Hisseler ve kredi piyasasındaki kötüleşme devam edecek.
Geçen hafta yaşananlardan sonra sistematik bir mali çöküşe ramak kaldı. Daha önceki olaylar neredeyse tüm dünyayı yiyen bir kara delik oluşturdu; Bear Stearns, Fannie ve Freddie, Lehman ve AIG. Geleneksel bankacılık sisteminde alttan alta bankalara hücumun başlangıcını görüyoruz. Piyasalarda genel olarak bir panik var.
İşin korkutucu kısmı hükümet her hamle yaptığında piyasa tepkisinin gittikçe zayıflaması.
Tüm finansal ve hatta ticari sistemin çöküşüne bir adım ötedeyiz.
Kurtarma planı işe yaramayacak. Bu nedenle piyasalarda hava olumlu değil. Kimse kimseye güvenmiyor. 700 milyar doların piyasa tepkisini değiştirmediği bir noktaya geldik.
Ekonomi Eylül´den önce de serbest düşüşteydi. Verilere bakılınca ciddi bir resesyon var.
Hazine daha fazlasını yapmalıydı. Sadece kötü varlıkları alıp bir kenara koyamazsınız. Kontrol edip zayıf bankaları kapatmalı, hangilerini kurtaracağınıza karar vermelisiniz. Bankacılık sistemine yeniden sermaye sağlamalısınız ki kredi verebilsinler. Miktara bakmaksızın tüm mevduatları garanti altına almalısınız.
Resesyon tüm dünyada yayılıyor. Bu, dünyanın en büyük tüketicisi olan ABD´ye yardımcı olmuyor, dünyanın en büyük üreticisi Çin de yavaşlıyor.
Gelecek 6-12 ayda dolar dar bir alanda olacak, fakat artan mali açıklar yüzünden sonra daha korkutucu bir döneme girilecek.
Bırakınız yapsınlar ekonomisinden Büyük Buhran´dan bu yana yapılan en büyük hükümet müdahalesine geçiş yaptık. Daha fazla pragmatizme, daha az ideolojiye ihtyacımız var.
http://www.finanstrend.com/haber_detail.asp?haber_id=12250
Nouriel Roubini: Gölge bankacılık sistemi çöküyor
23 Eylül 2008Geçen hafta, 20 yılda oluşan gölge bankacılık sisteminin çöküşünü gördük. Bankaların geniş çaplı kontrol altında olması nedeniyle birçok finansal aracılık faaliyeti (broker-dealer (komisyoncu-tacir), hedge fonlar, özel sermaye grupları, yapılandırılmış yatırım araçları ve yolları, para piyasası fonları ve banka olmayan mortgage kredisi verenler) 20 yıldır bu gölge sistem içinde büyüdü, gelişti.
Bu sistemin çoğu üyesi, bankalar gibi kısa vadede ve likit yollarla borçlanıyor, bankalardan daha fazla kaldıraç kullanıyor (para piyasası fonları hariç) ve çok daha az likit olan, uzun vadeli borç verip yatırım yapıyorlar. Bankalar gibi, normalde aktifleri borçlarından fazla ama likit yükümlülüklerin kendi kendine ve yıkıcı bir şekilde çekilmesi riskiyle karşı karşıyalar.
Fakat bankalardan farklı olarak mevduat sigortası ve merkez bankalarının son borç verme mercii likiditesi yoluyla kaçış riskinden korunamıyolar. Gölge sistemin çoğu üyesinin kaçışları önleyen bu güvenlik duvarına erişim imkanı olmadı.
Bu gölge bankalardaki geniş anlamda kaçış, hangi kurumların ödeme gücü olduğuna dair belirsizlikleri ortaya koyan aktif köpüğü patlamasından sonra kaldıraçtan faydalanılamadığı zaman başladı. İlk evre yatırımcıların yatırımlarının ve kısa vadeli fonlamasının çalışmamasının farkına varmaları sonucunda bütün yapılandırılmış yatırım araçlarının yıkımıydı.
Bir sonraki evre büyük ABD broker-dealerlarındaki kaçıştı: ilk önce Bear Stearns birkaç günde likiditesini yitirdi. Fed sonrasında sistemik olarak önemli broker-dealerları desteklemek için son borç verme mercii desteğini çalıştırdı. Fakat bu diğer broker-dealerlardan kaçışı engelleyemedi: Lehman Brothers’ın çöküşü geldi. Satılmasaydı Merrill Lynch’in de sonu aynı olacaktı. Baskı Morgan Stanley ve Goldman Sachs’a uzandı.
Üçüncü evre hem likit olmayan hem de ödeme gücü olmayan diğer borçlu kuruluşların çöküşüydü: Fannie Mae, Freddie Mac, diğer 300′den fazla mortgage borç verenleri ve AIG.
Dördüncü evre para piyasalarında yaşanan panikti. Fonlar varlıklar için agresif bir biçimde rekabet ediyorlardı ve yatırımcıları yüksek getiriler sunmak suretiyle cezbetmek için bazıları likit olmayan araçlara yatırım yaptılar. Bu araçlar da iflas edince yatırımcılar arasında panik baş gösterdi ve bu tip fonlardan büyük çaplı kaçışlar başladı. Bu felaket olabilirdi; bu sebeple bir diğer radikal hareketle ABD mevduat güvencesini para piyasası fonlarına kadar genişletti.
Sonraki evre yüksek oranda borçlu binlerce hedge fondan kaçış şeklinde olacak. Geçici bir dönem sonrasında bu fonlardaki yatırımcılar çeyrek dönemlerde yatırımlarını çekebilirler; böylece hedge fonlardan, banka benzeri kaçış hayli olası. Borçlanma yoluyla büyük riskler alan ve kötü şekilde yönetilen yüzlerce küçük ve kısa geçmişe sahip fonlar batabilir. Şişkin hedge fon endüstrisinin büyük çaplı silkelenmesi gelecek iki yıl içinde gerçekleşebilir.
Hatta özel sermaye fonları ve onların tehlikeli boyuttaki yüksek kaldıraçlı hisse alımları da bu dalgadan kurtulamayacak. Özel sermaye balonu 1 trilyon dolarlık kaldıraçlı alım (LBO) gerçekleştirdi. Bu LBO’lardan kaçış bazı hükümlerin işlerlik kazanmasıyla yavaşladı fakat bunlar yeniden finansman krizini sadece geciktirmekte ve çok daha kötü iflasları arkasından getirecek. En büyük LBO olan GMAC ve Chrysler bile risk altında.
Gölge bankacılık sisteminde artan bir kaçış gözlemliyoruz. Eğer son borç verme mercii destekleri ve mevduat güvencesi, gölge bankacılığının üyelerinin çoğuna genişletilirse bu kuruluşlar ahlaki çöküntüyü önlemek için bankalar gibi düzenlenmek zorunda kalacaklardır. Elbette bu ciddi finansal kriz geleneksel bankalar üzerinde de etkisini gösteriyor: yüzlercesinin ödeme gücü yok ve kapanmak zorunda kalacaklar.
Finansal krizin reel ekonomiye yansıması ciddi bir ABD durgunluğu olacak. Finansal bulaşıcılık, güçlü euro, düşen ABD ithalatı, Avrupa konut balonunun patlaması, yüksek petrol fiyatları ve savaşçı Avrupa Merkez Bankası, euro bölgesinde, İngiltere�de ve çoğu gelişmiş ekonomide bir resesyona sebep olacak.
Avrupa finans kuruluşları zehirli ABD menkul kıymetlendirilmiş ürünlerinin onlara satılmasından dolayı keskin kayıp riski taşıyor; agresif risk alma ve yerel menkul kıymetleştirme ardından kaldıraçtaki geniş çaplı artış; dolar yokluğunda ve kredi krizi sebebiyle kötüleşen ciddi boyuttaki likidite sıkışıklığı; yerel konut balonunun patlaması; resesyondaki hane halkı ve kurumsal iflaslar; düzenleyiciler tarafından gizlenen kayıplar; konut ve kredi balonunun yabancı paralarla finanse edildiği İsveç, Avusturya ve İtalyan bankalarından Baltık devletleri, İzlanda ve Güney Avrupa’ya kadar birçok yerde risk yüklenimi sert inişe geçmek üzere.
Böylece yüzyılın finansal krizi Avrupa finansal kuruluşlarını da içine alacak.
Roubini, New York University Stern School of Business ekonomi profesörüdür. Bu makale Financial Times gazetesinde yayımlanmıştır.
http://www.finanstrend.com/haber_detail.asp?haber_id=11719
Yabancılara mülk satışı Meclis’ten geçti…
12 Haziran 2008Mali sektörün çökme riski azaldı
5 Mayıs 2008Berkshire Hathaway’in Başkanı Warren Buffett mali sektörün çökme riskinin azaldığını, ancak önümüzdeki yıllarda borsadan büyük kazançlar beklememek gerektiğini, yıllık yüzde 10 düzeyindeki kazançların çok iyi olacağını söyledi.
Forbes dergisine göre dünyanın en zengin adamı olan Buffett, türev enstrümanlar konusunda da uyardı: “Bazı banka ve aracı kurumlar yönetilemeyecek kadar büyük ve karmaşık hale geldi.”
Buffett, 31 bin hissedarın katıldığı Berkshire’ın Olağan Genel Kurulu’nda konuştu.
Buffett, Bear Stearns’ü kurtarmakla doğru bir müdahale yaptığını ve böyle büyük bir türev ürünler oyuncusunun batmasıyla piyasalarda bir gecede her şeyin çökmesi riskinin azaldığını belirtti: “Böyle bir durum herhalde gerçekleşmeyecek.”
Bear batsaydı büyük olasılıkla bir ya da iki yatırım bankasının daha birkaç gün içinde iflas edeceğini belirten Buffett, Bear’in battığı günkü bilançosunun 14,5 trilyon dolar sözleşme değeri olan türev ürün içerdiğini vurguladı: “Bütün bu sözleşmelerden doğan alacaklarını kurtarmaya çalışanların vereceği zararı bir düşünün. Görülmemiş bir tablo ortaya çıkacaktı.”
Buffett, 2002 yılında hissedarlarına gönderdiği bir mektupta türev ürünleri “finansal kütlesel imha silahları” olarak nitelendirmişti. CDS (kredi iflas sigortası) piyasası türev ürünler arasında en hızlı büyüyen piyasa. Son rakamlara göre sözleşme büyüklüğü toplamı 62 trilyon doları aştı.
Buffett konuşmasında “Kredi iflas sigortası piyasasında işlem yapan tarafların bu sözleşmeleri karşılayacak parası olması söz konusu değil” dedi.
Son dönemde CDS piyasasındaki büyük oyunculardan birinin batması durumunda mali sistemin çökeceği korkusu artmıştı. Buffett, Fed’in aldığı önlemlerin gelecekte sorun yaşayabilecek yatırım bankalarına destek sağladığını söyleyerek bu riskin azaldığını vurguladı.
Ekonomi yavaşladıkça şirket iflaslarının artacağını ve bu durumda CDS’ler için büyük ödemeler yapmak gerekeceğini vurgulayan Buffett “Soru şu: Piyasanın büyüklüğü bir kaosa yol açar mı? Sanmıyorum” dedi.
Bear’in, JP Morgan’a devredilmesinden önce arandığını, arayan kişinin Fed’den ya da Hazine’den olmayan yetkili bir kişi olduğunu belirten Buffett, “Anladığım kadarıyla Bear’in pazartesi günü 65 milyar dolar ödemesi vardı ama benim 65 milyar dolarım yoktu. Bu konuda, gerekli olan kısa sürede karar veremedim” dedi.
Berkshire’ın 31 Mart tarihli bilançosuna göre 35 milyar dolar nakdi bulunuyor.
DOLAR ZAYIFLAYACAK
Buffett, doların diğer para birimleri karşısında değer kaybetmeye devam edeceğini söyledi. ABD’nin doların zayıflamasına neden olan politikalarına devam edeceğini belirten Buffett son dönemde doların aleyhine aldığı pozisyonların yanı sıra ABD dışındaki şirketleri satın almayı tercih ediyor.
http://www.finanstrend.com/haber_detail.asp?haber_id=6082






Kategori

